***Who I am***

My photo
İstanbuldan 1 adet 24 yıllık KeBeLeK...

Saturday, March 19, 2011

Tarihi Eserler!...

http://www.kulturvarliklari.gov.tr/belge/1-42952/eski2yeni.html


Yurt Dışında Takibi Yapılan Eserler 


XIX. yüzyıl başlarında batı ülkelerinde endüstri ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak halkın ekonomik düzeyi yükselmiş, buna bağlı olarak Anadolu gibi zengin tarihi ve arkeolojik kültür varlıklarına sahip olan ülkelerin kültürel varlıklarının yurtdışına kaçırılması hızlanmıştır. Bugün dünyanın pek çok ülkesindeki müze, özel müze ve koleksiyonda Anadolu kökenli eserler bulunmaktadır. Ülkemizde kültür varlığı kaçakçılığını önlemek için gerekli çalışmalar Genel Müdürlüğümüzce ilgili diğer Bakanlıklarla işbirliği içinde sürdürülmektedir.


ALMANYA
BOĞAZKÖY SFENKSİBerlin Devlet Müzesi, 1917 yılında onarım için gitmiş, iadesi için 1970 UNESCO Sözleşmesi, Kültürel Malların İadesi Komitesi'nin gündemine alınmıştır.
BERGAMA-ZEUS SUNAĞIBerlin, Pergamon Museum'a 1868-1878 yıllarında gitmiştir
APHRODİSİAS-İHTİYAR BALIKÇI HEYKELİGövdesi Berlin, Pergamon Museum’da, 1904 yılında gitmiş, baş kısmı bizde bulunmaktadır.
KONYA-BEYHEKİM CAMİİ MİHRABIBerlin, Pergamon Museum, 1907 yılında gitmiştir.
HACI İBRAHİM VELİ TÜRBESİ SANDUKASIBerlin, Doğu Asya ve İslam Sanatları Müzesi, 1906 yılında gitmiştir.
TROYA ESERLERİBerlin, 1871-1890 yıllarında 480 civarında ziynet eşyası
Yurt Dışından İadesi Yapılan Eserler

ÜLKEMİZE İADESİ SAĞLANAN ESERLER
1Aphrodisias Eserleri (ABD) (1980)
2Tunç Vazo (ABD) (1982)
3Herakles Lahdine Ait Parça (ABD) (1980)
4Boğazköy Tabletleri Ve Sfenks (Almanya) (1924-1942, 1980,1987)
5Roma ve Bizans Sikkesi (31 adet) 25.7.1991 / Frank T. SZEDLAK Jr.
6Antiochos I Baş Fragmenti, 26.12.1991 / Prof.Dr. Sencer ŞAHİN (Almanya)
7Osmanlı Tombak (Londra) (1991)
893 Parçadan Oluşan Osmanlı Giysi Koleksiyonu (ABD) (1991)
9Bronz Vazo (İtalya) (1991)
10Elmalı Sikkeleri (İsviçre, ABD) (1988,1991,1992,1999)
11Lidya Eserleri (ABD) (1993)
12Girlandlı Lahit (ABD) (1994)
13Marsyas Heykeli (ABD) (1994)
14Aphrodisias Friz Bloğu (ABD) (1994)
15Gemici Feneri, 29.9.1994 / Rachel A.CECKA (ABD)
16Aphrodisias Örenyeri’nden Çalınan Meleager Başı (ABD) (1994)
17İzmir Birgi Aydınoğlu Mehmet Bey Camii’nden Çalınan Minber Kapısı (İngiltere) (1995)
18Erdek Açıkhava Müzesi’nden Çalınan Torso (ABD) (1995)
19İzmir Müze Müdürlüğü Bahçesi’nden Çalınan Kadın Heykeli (İsviçre) (1995)
20Efes Örenyerinden Çalınan Kadın Başı (Avusturya) (1997)
21Kurşun Mühür (ABD) (1998)
22Atatürk’ün Gümüş Sigara Tabakası (ABD) (1998)
23Herakles Lahdine ait Henkel Koleksiyonunda Bulunan Eserler (Almanya) (1998)
24Divriği Ulu Camii’ne Ait Ahşap Pano (ABD) (İngiltere)(1999)
25Manş Denizi Batığı’ndaki Eserler (İngiltere) (1999)
26Konya Beyşehir Eşrefoğlu Camii Giriş Kapısı Panoları (Danimarka) (1999)
27Heathrow Havaalanı’nda Ele Geçirilen Eserler (İngiltere) (2000)
28Menil Koleksiyonundaki Zeugma Mozaiğine Ait Parçalar (ABD) (2000)
29Nuruosmaniye Kütüphanesi’nden Çalınan Kur’an-I Kerim (ABD) (2000)
30Oklahoma Eserleri I (ABD) (2000)
31Oklahoma Eserleri II (ABD) (2001)
32Kalsruhe’den İade Edilen Pişmiş Toprak Heykelcik (Almanya) (2001)
33Topkapı Sarayı Müzesi’nden Çalınan Kur’an-I Kerim (Kıbrıs) (2000)
34Tutlingen’de Ele Geçirilen Eserler (Almanya) (2001)
35Bremen’de Ele Geçirilen Eserler (Almanya) (2001)
36Mermer Kabartma Levha (Almanya) (2001)
37Bronz Dionysos Heykeli (İngiltere) (2002)
38Zürih’de ele geçirilen eserler (İsviçre) 2004
39Sultan II.Adbülhamit ve kızı Ayşe Osmanoğlu’na ait eşyalar (Paris) (2005)
40Afrodisias Friz Bloğu (İngiltere) (2006)
41Avusturya’da ele geçirilen eserler (Innsbruck) (2007)
42Birleşik Arap Emirliğinden Ele Geçirilen Tarihi Eserler (B.Arap Emirliği) (2007)
43Roma Dönemine Ait Yüzük (İngiltere) (2007)
44Münih Başkonsolosluğumuza teslim edilen 4 Adet Sikke (Almanya) (2007)
45İki Adet Mermer Stel Parçası (Almanya) (2007)
46Laodikya Antik Kentinden Çalınan Bronz El (İsviçre) (2007)
47Agora Örenyerinden Çalınan Heykel Başı (Almanya) (2007)
48Balıkesir İli, Saraylar Açık Hava Müzesinden Çalınan Zırhlı İmparator Heykeli Başı (Almanya) (2007)
49Kocaeli Fuar Alanından Çalınan Heykel Başı (Almanya) (2008)
50Bremen Bitpazarında Ele Geçirilen 1182 Adet Eser (Almanya) (2008)
51Hırvatistan Macelj Karayolu'nda Ele Geçirilen Eserler (Hırvatistan) (2009)
52Sardis Kökenli Tıp Aletleri (ABD) (2009)
53Efes Kökenli Stel (Almanya) (2009)
54Avusturya Tarafından İade Edilen 4 Adet Eser (Avusturya) (2009)
55Tatarlı Tümülüsü’ne Ait Ahşaplar (2010 Almanya)

İzmir

İZMİR HAKKINDA

 
Türkiye'nin üçüncü büyük şehri olan İzmir, çağdaş, gelişmiş, ayni zamanda işlek bir ticaret merkezidir. Cıvıl cıvıl olan alışveriş merkezinde dolaşmak oldukça keyiflidir. İzmir'in batısında nefis renkli denizi, plajları ve termal merkezleriyle Çeşme dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm Ion kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de adini duyuruyordu. 

   Akdeniz iklim kuşağında kalan İzmir'de yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. Dağların denize dik uzanması ve ovaların İç Batı Anadolu eşiğine kadar sokulması, denizel etkilerin iç kesimlere kadar yayılmasına olanak vermektedir. Ancak, İl bütününde yükseklik, batı ve kıyıdan uzaklık gibi fiziksel coğrafya farklılıkları, yağış, sıcaklık ve güneş açısından önemli sayılabilecek iklim farklılıklarına da yol açmaktadır.
   İl bazında yıllık ortalama sıcaklık, kıyı kesimlerde 14-18 ºC arasında değişmektedir. En sıcak aylar Temmuz (27.3 ºC ) ve Ağustos (27.6 ºC ), en soğuk aylar ise Ocak (8.6 ºC) ve Şubat (9.6 ºC)'tır. Yazın kıyı kesiminde sıcaklık, deniz melteminin (İmbat) etkisiyle iç kesimlere göre 1-2 ºC daha düşük olmaktadır. Kış mevsiminde ortalama 7 ºC olan sıcaklık zaman zaman kuzey ve kuzeybatıdan sokulan denizel hava kütlesi nedeniyle düşmektedir.
   İzmir'de yağışın aylara ve mevsimlere göre dağılımında önemli farklar vardır. İzmir'de yıllık ortalama yağış miktarı 700 mm. olup yıllık yağışın % 50'den fazlası kış mevsiminde %40- 45'i ilkbahar ve sonbaharda , % 2-4'ü ise yaz aylarında düşmektedir. Kar yağışlı günler sayısı, alçak kesimlerde yok denecek kadar azdır. Yüksek kesimlerde gerek kar yağışlı günler sayısı, gerekse karın yerde kalma süresi artmaktadır.
                                                                       Coğrafya   

   İzmir, Türkiye'nin üçüncü büyük kentidir. İzmir, Ege kıyı bölgesinin tipik bir örneği gibidir. Kuzeyde   Madra Dağları, güneyde Kuşada sı Körfezi, batıda Çeşme Yarımadası'nın Tekne Burnu, doğuda ise Aydın, Manisa il sınırları ile çevrilmiş İzmir, batıda kendi adıyla anılan körfezle kucaklaşır.     İzmir ili içinde Ege Bölgesi'nin önemli akarsularından olan Gediz Nehri'nin aşağı çığırı ile Küçük Menderes Nehri bulunur. Girintili ve çıkıntılı kıyı bandı doğal olarak sayısız güzellikte koy ve plajların oluşumu ile sonuçlanır. Gümüldür, Özdere, Foça, Karaburun, Çeşme sahil ve plajları İzmir için büyük bir turistik önem taşımaktadır. Öte yandan aynı doğal yapı, bir çok balıkçı barınağının veya yat yanaşma yerlerinin oluşmasına neden olmuştur. Bu özellikleriyle İzmir doğal bir turizm ve liman kentidir.    Akdeniz iklim bölgesinde yetişen geniş, sert ve iğne yapraklı, sürekli yeşil kalan, kuraklığa dayanıklı ağaç ve çalılar, yaygın doğal bitki örtüsünü oluşturur.  
                                                                  Ekonomik Yapısı  

    Kentte, tarıma dayalı sanayi kolları oldukça gelişkin. Tekstil, konfeksiyon, gıda, içki, bira, tütün yem  sanayi en önemli işkolları arasında. Bunların dışında, demir-çelik, petro kimya, otomotiv, çimento, ayakkabı, gübre, tarım makineleri ve seramik sanayi iç ve dış pazara yönelik olarak üretim yapıyor.  Liman kenti olmasının yanında, hammadde kaynakları, nitelikli işgücü ve ulaşım olanaklarının genişliği, sanayinin gelişmesine olanak vererek İzmir’i bölgenin ticaret merkezi konumuna getirmiş durumda. Sanayi sektöründe üretilen mallar, dünya standartları ölçüsünde kaliteye sahip. Yörede, kömür, altın, bakır, kurşun, çinko, demir, antimuan, perlit, grafit, asbest, titenyum, dolomit ve mermer madenleri çıkarılıp işlenmekte.

   İnşaat malzemeleri imalatı ve inşaat yapımı alanlarında Türkiye’nin en gelişmiş kentlerinden birisi. Sanayi bakımından Marmara Bölgesi'nden sonra ikinci sırada gelir. Bölümler arasında gelişmişlik ve sanayi oranı bakımından büyük farklılık vardır. Asıl Ege Bölümü sanayi bakımından daha gelişmiştir. Zaten bölgenin en büyük ve gelişmiş kenti İzmir’de bu bölümde yer alır. İzmir sanayisi, fuarı, ve ihracat limanı ile önemli bir kentimizdir.

   İzmir’de Aliağa Petrol Rafinerisi de bulunmaktadır. İzmir'de otomotiv,madeni eşya, kimya, seramik, dokuma, çimento,sigara ve zeytinyağı,Edremit ve Ayvalık'ta zeytinyağı, Aydın,Denizli ve Manisa'da dokuma,Uşak'ta şeker, dokuma ve deri,Afyon'da şeker,çimento,kağıt ve mermer, Uşak, Gördes,Kula,Demirci ve Simav'da halıcılık sektörleri vardır. Bölge ekonomisine ayrıca hidroelektrik,termik santraller ve jeotermal enerji santralleri de katkı sağlar. Yatağan-Muğla, Tunçbilek-Kütahya, Soma-Manisa'da termik santraller vardır. Türkiye'nin tek jeotermal santrali Sarayköy, Denizli'de bulunmaktadır. Bölgedeki hidroelektrik santralleri arasında Demirköprü (Demirci, Körübaşı, Salihli-Manisa), Adıgüzel (Güney-Denizli) ve Kemer (Bozdoğan-Aydın) sayılabilir. İzmir, Türkiye'nin en büyük ihracat limanıdır.

                                                                  Akarsular  

    İzmir ili içinde Ege Bölgesi`nin önemli akarsularından olan Gediz,  Küçük Menderes ve Bakırçay bulunmaktadır. Diğerleri sel karakterli küçük akarsulardır.
    Gediz Nehri, İçbatı Anadolu`da Murat Dağı`ndan doğar. Toplam uzunluğu 400 km.dir. İzmir sınırı içindeki Yamanlar Dağı`ndan doğan Kemalpaşa Çayı Gediz`in en önemli kollarından biridir. Gediz, Manisa Ovası`nın batısında İzmir il sınırına ulaşır, Yamanlar Dağı ile Dumanlı Dağ arasındaki Menemen Boğazı`ndan geçerek, Foça`nın güneyinde denize dökülür. Gediz eskiden, Karşıyaka`nın hemen batısında denize dökülüyordu. Getirdiği alüvyonlarla deltasını devamlı ilerletiyor, İzmir Körfezi`ni kapatmaya doğru gidiyordu. Pelikan Burnu, karşı kıyıya çok yaklaşmış, Körfez`in derinliği çok azalmıştı. Ülkemizin en işlek limanı olan İzmir Limanı`nın karşılaştığı tehlikeyi yok etmek için 1886`da biraz kuzeyden akan bir derenin yatağından da faydalanarak, Menemen yakınlarında başlayıp batıya doğru giden ve Foça yakınlarında son bulan bir yatak açıldı. Bu andan itibaren Gediz açık denize dökülmeye başladı.  Küçük Menderes, Bozdağlar`dan doğar. Uzunluğu 124 km.dir. Kendi ismi ile anılan çok bereketli bir ovayı sulayarak, Selçuk ilçesinin batısında denize dökülür. Küçükmenderes de bol alüvyon getirdiği için, kıyı çizgisini devamlı olarak ilerletmiş, bu yüzden ilk çağların en önemli liman kentlerinden olan Efes, bugün denizden 5-6 km içeridedir.
Bakırçay, doğuda Ömerdağ, kuzeyde Madra, güneyde Yunt Dağı`ndan gelen kollardan oluşur, 128 km uzunluğundadır. Ege Havzası`nın bir parçası olan ve büyük bölümü İzmir il sınırları içerisinde yer alan Bakırçay Havzası`nın en önemli akarsuyudur. Çandarlı Körfezi`nde denize dökülür.

   Göller

     İzmir`de yer alan önemli göller olarak Karagöl, Gölcük, Belevi ve Çakalboğaz gölleridir. Gölcük, Ödemiş`in kuzeyinde Bozdağlar`ın en yüksek noktasının batısında bulunur. Dağ sıralarının genel doğrultusunda güneyden kuzeye doğru uzanan küçük bir çöküntü çukuru içine yerleşmiştir. Gölcük`ün oluşumunda sellerin bıraktığı alüvyon birikintisinin de rolü olmuştur. Derinliği, küçüklüğüne göre fazladır. Gölcük etrafından gelen sular ve özellikle dip kaynakları ile beslenir. Suları küçük bir dere ile kuzeye doğru akarak Gediz`e ulaşır. Belevi Gölü, Torbalı ile Selçuk arasında Küçükmenderes`in sol tarafında bulunmaktadır. Sığ bir göldür. Çakalboğaz Gölleri, Küçükmenderes`in Selçuk`tan 5-6 km. ilerilere kadar doldurduğu körfezde meydana gelmiş olan ovanın kuzey kenarında bulunurlar. Eski körfezin kalıntısıdırlar.Karagöl, Yamanlar Dağı üzerindedir. Tektonik kökenli bir kayma sonucu oluşan çukurlukta şekillenmiştir.

                                                                     Bitki Örtüsü  
   
      İzmir bitki örtüsü yönünden Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Akdeniz bitkilerinin her türü  bulunmaktadır. Yüzyıllar boyu aşırı otlatma, yangın ve tarla açma nedenleriyle ormanların ortadan kalktığı yerlerde, maki florası kendini göstermektedir. Maki florasına ardıç, pırnal, kermes meşesi, yabani zeytin, çitlembik, sakız, akçakesme, tesbih, katırtırnağı gibi kuraklığa dayanıklı ağaççıklar girer. Makilik alanlar, denizden 600 m. yüksekliğe kadar çıkmaktadır.  Dağlık kesimlerin büyük kısmı ormanlıktır. Ormanlar il içerisinde 431786 hektar bir alanı kaplar. Ormanların kapladığı alan, il arazisinin % 41`idir. Denizden 600 m. yüksekliğe kadar kızılçam, daha yukarılarda karaçam ormanları vardır. Bergama`nın Kozak, Menderes’in Güner, Torbalı`nın Helvacı Köyü çevresinde doğal olarak yetişmiş fıstıkçamı ormanları bulunur. Toprağı elverişli, kuytu ve nemli dere yataklarında çınar, kestane, dişbudak, söğüt, kavak, akçaağaç, karaağaç ve kızılcık gibi yapraklı ağaçlar yayılış gösterir. Palamut meşesi de ilimiz ormanlarının karakteristik ağaçlarından birisidir.  

                                                               Yatırım Olanakları   

İzmir’deki organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve teknoloji geliştirme bölgesi yatırımcılara bir çok olanak tanımaktadır.İzmir,  Türkiye’nin en yüksek ticaret hacmine sahip ikinci serbest bölgesi  Ege Serbest Bölgesi İzmir’dedir. İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi bilişim ve yüksek teknoloji (hi-tech) yatırımları için avantajlar sunmaktadır. Jeotermal kaynakları ve rüzgar enerjisi potansiyeli ile İzmir alternatif enerji kullanımına yönelik yatırımlar olanaklıdır. Öte yandan tarih, kültür, doğa ve deniz İzmir’i sağlık, kültür, din, kongre ve fuar turizminin önemli merkezlerinden biri yapmaktadır.
  İzmir ve çevresinde yatırım olanaklarına ilişkin bilgilere başta İzmir Kalkınma Ajansı ve yatırıma ilişkin web sayfaları olmak üzere sanayi ve ticaret odalarının linklerinden ulaşabilirsiniz.

  

www.izmirde.biz




 
                                                                     İLÇELERİ


                                                   ALİAĞA

   İzmir'in 60 km. kuzeyindeki Aliağa, İzmir ve Bergama uygarlıklarından izler taşimaktadır. Ege kıyılarında sayıları 30'u aşan Aiol kentleri arasinda en büyük ve önemlilerini oluşturan 12 kentten 4'ü Aigaia, Kyme, Myrna ve Gryneion ilçe sınırları içerisinde bulunmaktadır.  

 

DİKİLİ

   İzmir'in kuzeyinde 120 km. uzaklıktadır. Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken şirin bir ilçedir. Hem tarihi hem de olağanüstü güzellikleri olan turistik Çandarlı beldesi Dikili'ye bağlıdır. Doğal güzellikleri arasında Merdivenli Köyünde bir krater gölü, Demirtaş ve Deliktaş Köylerinde de çamlık ve tarihi mağaralar bulunmaktadır. Dikili ilçesi ılıcaları ile de oldukça ünlüdür. Nebiler, Bademli ve Kocaoba köylerinde sıcak su ılıcaları vardır. İlçede karayolunun dışında deniz ulaşımında da Dikili Limani, üç yolcu gemisinin yanaşabileceği kapasiteyle hizmet vermektedir.  

SEFERİHİSAR

   Yerleşim tarihi M.Ö. 1000 yıllarına uzanan ilçenin Sığacık mevkiinde Teos antik kenti, Doğanbey-Gerenalanı mevkiinde Karaköse Harabeleri, Sığacık'ta Osmanlılar tarafından inşa edilen kale ile kale içerisindeki eski yerleşim alanı, ilçe merkezinde Selçuklu ve Osmanli Dönemi'ne ait anitsal yapılar, yörenin arkeolojik ve tarihi kaynak potansiyelini oluşturmaktadır. Seferihisar 27 km.lik sahil şeridi ile güzel plajlara ve koylara sahiptir. 

 

 

MENDERES

   Satsumasıyla, güzel koylarıyla, tarihi degerleriyle dikkat çeken Menderes ilçesinin İzmir'e uzaklığı 20 km'dir. İlçenin batısında Ürkmez mevkiinde Lebedos Antik Kenti bulunmaktadır. Menderes-Selçuk yolu üzerinde birbirine yakın konumda yer alan Kolophon, Klaros, Notion ve Lebedos Antik Kentlerine ait kalıntılar, ilçenin önemli arkeolojik kaynaklarını oluşturmaktadır. Gümüldür beldesi dünyaca ünlü mandalina türü olan satsumanın yetiştirici bölgesidir. Özdere, Ege'deki dokuz büyük turistik bölgeden biri olup temiz denizi ve sahilinin yanı sıra amatör balıkçıların avlanabildiği turistik bir beldedir. Menderes'in Görece Köyü'nde de halkın evlerde imal ettigi değişik renk ve biçimdeki boncuklar yerli ve yabancı turistin oldukça dikkatini çekmektedir. 

 

 

KARABURUN

  Karaburun, Urla Yarımadasi'nin kuzeyinde kurulmuştur. İzmir Körfezi boyunca kuzey ve batı kıyıları güzel koylarıyla bir şerit halinde uzanır. İlçenin yerleşimi taş devrine kadar uzanır. Çakmaktepe mevkiinde yapılan kazılarda elde edilen buluntulardan Hititler Dönemi'nde buranın ileri bir kültür merkezi olduğu, daha sonra yöreye egemen olan Aiol, Lidya. Helen ve Roma uygarlıkları döneminde kültür ve ticaret merkezi olarak geliştiği bilinmektedir. 

 

 

URLA

  Ege Bölgesi'nin tüm özelliklerini taşıyan Urla, İzmir'in batısında 38 km. uzaklıkta kendi adını taşıyan yarımadanın orta kısmında yer alır. Urla tarih boyunca bir kültür merkezi olmuştur. Yapılan kazılarda ele geçen eserler arasında Hititlere ait Gaga ağızlı sürahi çıkarılmıştır. Limantepe Höyügü kazılarında ele geçen buluntulara göre Klazomenai Limaninin dünyanin en eski ve düzenli limanı oldugu ortaya çıkmıstır. Klazomenai'de bulunan eserler Louvre Müzesi ve Atina Milli Müzesi ile İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. 

TORBALI  

   İzmir'in 45 km. doğusunda yer alan Torbalı'nin ilk yerleşim alanı, Torbalı Ovası'nın batısında Yeniköy ile Özbey köyleri arasında bir tepe üzerinde kurulan Metropolis Antik kentidir. Bir Ion kenti olan Metropolis Roma ve Bizans dönemlerinde önemini korumuş, daha sonra terk edilmiştir. Şaraplari ile ünlü kent aynı zamanda bir piskoposluk merkeziydi. Ovaya hakim bir konumda olan Geç Helenistik Dönem'e ait tiyatroda Roma İmparotoru Augustus ve evlatlığı Germanikus'a adanan üç mermer sunak bulunmaktadır. Kazılarda bulunan eserler İzmir ve Efes Müzelerinde sergilenmektedir.

 

 

ÖDEMİŞ

   İzmir'in 113 km. doğusunda yer alan Ödemiş'in kuzeyinde bulunan Hypaiapa Antik Kent kalıntıları yörenin yerleşim tarihinin ilk çağlara uzandığını göstermektedir. Ödemiş yöresinin tarihsel önemi Birgi'nin Aydınogulları döneminde başkent olmasiyla başlamıştır. Birgi'de büyük ölçüde özgünlüğünü koruyan kent dokusunda Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin seçkin örnekleri, 18. ve 19. yüzyıl sivil mimarlik yapılarının oluşturduğu kültürel birikim ve mimari çevre zenginliği ile doğal çevre güzellikleri yörede çok önemli düzeyde turizm potansiyeli yaratmaktadır. "Dünya Kültür Mirası" listesine giren Birgi, 1994 yılında inanç turizmi kapsamına alınmıştır. Çakırağa Konağı, İmam-ı Birgivi Medresesi, Sultan Şah Türbesi görülmeye deger eserlerdendir. 

 

 

TİRE

   İzmir'in büyük ilçelerinden biri olan Tire, şehir merkezine 82 km uzaklıktadır. Aydın Dağlarının kuzey eteklerinde kurulmuştur. Hitit, Frig, Lidya, Pers, Helen, Roma ve Bizans dönemlerini yaşayan Tire zengin bir kültür mirasına sahiptir. Beylikler ve Osmanlı döneminde ekonomik açıdan büyük gelişme sağlanmış ve mimarlık tarihi açısından da zengin örnekler ortaya çıkmıştır.

KEMALPAŞA

   İzmir'in 29 km doğusunda yer alan Kemalpaşa'nın tarihi geçmişi I.Ö. 1300'lere dayanmaktadır. Akadlar ve Hititlerden başlayarak Selçuklu ve Osmanlı dönemine kadar birçok medeniyete sahne olan Kemalpaşa, Helen, Roma ve Bizans dönemlerinde Sart ve Ion kentleri arasında kervan yollarının uğrak yeri olmuştur. Antik adı Nymphaion olarak bilinen günümüz Kemalpaşa ilçesi, Nif dağı eteklerinde 200 m yükseklikte kurulmuştur. Ege Bölgesi'nde Hititlerden kalan tek örneği olan Karabel Kabartması ilçe sınırları içerisindedir. Kemalpaşa, dünyaca ünlü kirazi ve çam ormanlarıyla tanınır.

 

 

SELÇUK

   Selçuk, Ege Bölgesinin batısında, İzmir-Aydın karayolunun 73.km yer almaktadır. Denize ve pırıl pırıl kumsala sahip Pamucak plajına uzaklığı 9 km’dir.

Selçuk Tarihçe

   Antik Çağ yazarlarına göre Efes, Smyrna gibi M.Ö. 3000 yıllarında kurulmuştur. Ancak, Smyrna kurulduğunda, Efes o dönemin önemli liman kentleri arasındadır. Dor istilası üzerine Ege kıyılarına yerleşen İonlar Efes'e yerleşmişler, daha sonra Lidya egemenliği döneminde şehirlerini geliştirmişlerdir. İon, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarının izleri bugün halen görülebilmektedir. Efesliler Roma dönemindeki depremle yerle bir olan şehirlerini Tiberius zamanında yeniden imar etmişlerdir. Ancak bu defa Helenistik bir yapı stili yerine tüm Efes, Roma karakteri yapılarla dolmuştur.

   Siyasi ve ticari önemi giderek artan Efes'e Meryem Ana'nın da gelmesi ve St. Jean'ın burada yaşaması Efes'i aynı zamanda önemli dini bir merkez durumuna getirmiştir. Daha sonraları Sart ile Susayı bağlayan deniz yolu üzerindeki işlek limanların zamanla dolması üzerine, artık yaşanmaz hale dönüşen şehri Bizans İmparatorluğu Justinyen' in (527-565) Ayasuluk Tepesinde yaptırdığı St. Jean bazilikası etrafına yerleşmek suretiyle terk etmişlerdir. 1090 yılında şehir Türklerin eline geçmiştir. Böylece şehir tarih boyunca farklı istilalar yada depremler nedeniyle tam beş kez yeniden kurulmuştur.

 

Selçuk'a Ulaşım

   Karayolu: Otobüs Terminali ilçe merkezindedir. Türkiye'nin hemen her yerine düzenli otobüs seferleri vardır. İzmir'e her yarım saatte bir otobüs ve minibüs seferleri vardır Burası merkez olmak üzere Pamukkale (Hierapolis), Milet, Priene ve Didim'e günübirlik gidip gelmek de mümkündür. Efes Harabelerine, Selçuk-Kuşadası ve Selçuk-Pamucak minibüsleriyle veya taksi ile, Meryemana Kilisesine sadece taksi ile gidilebilir.

Demiryolu: Tren İstasyonu, Cengiz Topel Caddesindedir.
Selçuk Tren İstasyonu Tel: +90232 892 60 06

Havayolu: Küçük uçaklar için Efes Antik Kentinin yanına havaalanı bulunmaktadır.
Efes Havaalanı Tel: +90232 892 64 47

      İzmir'in kuzeyinde 100 km uzaklıkta, Bakırçay Havzasında yer alan ve ülkemiz uygarlık tarihinin en eski yerleşmelerinden biri olan Bergama, tarih öncesi dönemlerden başlayarak İon, Roma ve Bizans uygarlıkları ile devam eden dönemde, Dünya çapında önemi   olan arkeolojik eserlere sahip olmuştur. Bergama'nın güneybatısında Antik Dönemin önemli sağlık merkezlerinden Asklepion, ilk yerleşim alanı olan 300 m. yüksekliğinde dik bir tepe üzerinde kurulan Akropol ve M.S. 2. yüzyıla tarihlenen Serapis Tapınağı (Kızıl Avlu) yörenin turistik cazibesini oluşturmaktadır. Zeus Sunağı 1897 yılında Almanya'ya kaçırılmıştır.

 

 

BERGAMA

   Bergama güzellik ılıcalarıyla, meşhur Kozak yaylasıyla, plajlarıyla ünlü Ayvalık ilçesi bağlantısıyla, gelişmiş dokumacılığı ve kilimciliğiyle ünlü bir ilçedir.

Bergama'nın Tarihçesi

   Bugünkü adı antik dönemdeki ismi olan Pergomon'dan gelmektedir. İlk çağda muhteşem abideleriyle büyük bir şehir ve aynı adı taşıyan krallığın merkezi olmasının yanı sıra Ortaçağın önemli stratejik mevkii, Karesioğullarının merkezi ve son olarak Osmanlı İmparatorluğunun önemli merkezlerindendir.

   Kesin kuruluş tarihi bilinmeyen kentte yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen bilgilere göre M.Ö.7. yüzyıllarda sur duvarlarının inşa edildiği saptanmış olup, bu yıllarda kentleşmenin   başladığı anlaşılmaktadır. Bergama, Pers, Büyük İskender, Frigya, Trakya Krallığı, Selevkos Krallığı, Roma ve Bizans dönemlerini görmüştür.

   1302 yılında Bizans hakimiyeti ortadan kalkan şehirde Karesioğulları Beyliği idareyi ele almış, 1341 yılından hemen sonra ise Bergama Osmanlılar tarafından alınmıştır.

ÇEŞME

   Çeşme, şifalı sıcak suları, olağanüstü sayılabilecek kalitede kumun, güneşin ve berraklığın kucaklaştığı şirin bir tatil beldesidir. Çeşme İzmir'in 94 km. batısında, kendi adını taşıyan yarımadanın en ucunda kurulmuştur. Gemiciler tarafından küçük liman diye adlandırılmıştır. Zamanla çoğalan ve buz gibi suların aktığı çeşmelerinden dolayı da yöreye Çeşme denilmiştir. 15 km. kuzeyindeki İon kenti Erythrai'nin limanı olan Çeşme'nin doğusunda, Kalemburnunda İ.Ö.1000 yıllarında küçük bir yerleşim alanı olduğu bilinmektedir. Çeşme-Ildırı köyünde ortaya çıkarılan Erythrai Antik Kenti ile Çeşme kentinde Osmanlı Döneminden kalan Kale, Kervansaray, çok sayıda çeşme ve tarihi kent dokusundaki sivil mimarlık örnekleri yörenin arkeolojik ve tarihi kaynaklarını oluşturan yapıtlardır.

   Şehrin ortasındaki tepe bugün kalıntıları görülen Akropolde yapılan kazılarda Athena Pallas tapınağına adak olarak sunulmuş heykelcikler bulunmuştur. Buluntular içinde en önemlisi, Arkaik devirden kalma bir kadın heykeli İzmir Arkeoloji müzesinde sergilenmektedir. Her yıl Temmuz ayında uluslar arası şarkı festivali düzenlenir.

Çeşme'nin Tarihçesi

   İlk çağda Cyssus adıyla bilinen Çeşme, Anadolu'nun Batı kıyısında MÖ.1000 yıllarında tahmin edilen 12 İon kentinden biri olan Erythrai (Eritre)'nin Ildırı İskelesiydi. Erythrai, M.Ö. 6. yüzyılda oldukça geniş ve önemli bir yerleşim merkezi durumundaydı. Son derece koruyucu bir limana sahip olan Erythrai Mısır, Kıbrıs ve batı ülkeleri ile ilişki kurmuş ve ticaretini geliştirmiştir.

   Lidya ve Pers egemenliğinden sonra Roma ve Bizans hakimiyetinde kalmıştır. Çeşme, Selçuklu, Osmanlı, Aydınoğulları ve tekrar Osmanlı Dönemlerini sırasıyla yaşamıştır.

Çeşme'ye Ulaşım

   Karayolu: İzmir'e 77 Km'lik dar bir asfalt, 80 Km'lik otoyol olmak üzere iki yolla bağlanan Çeşme'nin ulaşım merkezi İzmir`dir. Kara, hava ve deniz yoluyla gelen turistler önce İzmir`e Çeşme ve Ildırı`ya çalışan otobüslerle turizm mevsiminin en kalabalık günlerinde dahi ihtiyacı rahatlıkla karşılar. Çeşme ilçe merkezi, otobüs ve minibüslerin son durağıdır. Çiftlik, Dalyan, Alaçatı, Reisdere, Ovacık ve diğer plajlara minibüs ile belediye otobüsleri çalışmaktadır.
Çeşme Otogar Tel: +90232 712 64 99

Denizyolu: Çeşme-Sakız Adası arasında feribot seferleri düzenlenmektedir. Yunanistan`dan Çeşme'ye deniz yoluyla giriş yapan turistler Sakız Adası (Chios) Çeşme arasında çalışan Türk ve Yunan feribotlarıyla taşınır. Ada ile Çeşme arası bir saattir. Ayrıca Türkiye'den çıkış yapacak turistler Çeşme'den İtalya'nın Bari, Brindisi Limanlarına yolcu taşımacılığı mevcuttur. İzmir-Çeşme-Kuşadası-Yunanistan ve İtalya seferi yapan feribotlar da limana uğramaktadırlar.
Çeşme Liman Tel: +90232 712 60 05

FOÇA 

  İzmir'in 70 km. kuzeybatısında kalan Foça, İon'ların Ege sahillerinde kurdukları 12 İon kenti arasında en önemli merkezlerden biridir. Foça, tarihi ve arkeolojik öneminin yanı sıra, Homeros destanında adı geçen mitolojik bir yerleşmedir.

  Horoz ve Fok Balığı olmak üzere iki sembolü olan Foça mitolojik, arkeolojik, tarihi, doğa ve kentsel sitin bir arada olduğu özgün bir ilçedir. Siren Kayalıkları, Şeytan Hamamı, Taş Ev (Anıt Mezar), Beş Kapılar (Ceneviz) Kalesi, Osmanlı dönemine ait Dış Kale, Fatih Camii, Kayalar Camii, Hafız Süleyman Camii ve Osmanlı Mezarlığı ile Ege mimarisinin özelliklerini taşıyan sivil mimari yapıları, Foça'nın çevre değerlerini zenginleştiren unsurlardır.

Foça'nın Tarihçesi

  Yunanistan'daki Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine çıkan ve burada Smyrna dahil bir çok yerleşim yeri kuran İonların kurdukları önemli merkezlerden biri de Foça'dır. Antik Foça kenti 12 İon birliğine dahil olup, Aiolis bölgesinde yer alır. Antik kent Phokaia adını 'fok' lardan alan Foça, döneminde önemli bir liman ve deniz gücüne sahipti . Foça elindeki deniz filosu ile, Korsika'da Alain, Pastum yanındaki Velia, Marsilya ve İspanya'nın doğu kıyılarında yer alan kentlerde koloniler kurmuştur. Foça, Pers, Büyük İskender, Cenevizliler, Osmanlı dönemlerini yaşamıştır.

  İ.Ö.7.yüzyıldan başlayarak hızlı bir yükselme dönemine giren Phokaia kenti, 'Tarihin Babası' Heredot'a göre denizcilikte büyük gelişme göstermiştir. 50 kürekli ve 500 yolcu taşıma gücünde, hızlı tekneler kullanan Phokaialılar, uzun deniz yolculuğuna çıkan ilk Helenlerdir. Adriyatik Etruria, İberia ve Tartessos'u Helen dünyasına tanıtmışlardır.




 

     BUNLARI    BİLİYORMUYDUNUZ ?

·         İzmir’in en az 8000 yıllık bir tarihe sahip olduğunu,

·         Dünya'nın en büyük 3.Heykeli ünvanı bulunan Buca-Mevlana Heykeli'nin İzmirde olduğunu,

·         Iliada ve Odysseus”un yazarı Homeros’un İzmir’li olduğunu,

·         İncil’de sözü edilen “Yedi Kilise”den üçünün İzmir ili sınırları içinde olduğunu,

·         Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nın Selçuk’ta olduğunu,

·         Parşömen kağıdının Bergama’da keşfedildiğini,

·         Eski dönemlerde Foçalıların 50 kürekli ve 500 yolcu taşıyan tekneler inşaa ettiklerini,

·         Eski Foçalıların Batı Akdeniz’de bir çok koloni kurduklarını, bunlardan bazılarının İtalya’da“Velia”, İspanya’da “Ampurias” ve Fransa’da “Marsilya” olduğunu,

·         Tanrıça Athena adına inşa edilen ilk tapınağın İzmir’de inşaa edildiğini,

·         Filozof ve şair olan Xenophanes’in İ.Ö. 6. yy’da Kolofon’da yaşadığını,

·         “Bir nehirde iki kez yıkanılmaz” diyerek her şeyin değiştiğini söyleyen ünlü filozof Heraklit’in (İ.Ö 540-480) Efes’te yaşadığını

·         Filozof Anaxagoras’ın (500-428 B.C) Clazomenae’de, (bugünkü Urla) yaşadığını,

·         Eski çağın ünlü hekimi Galen’in (131-210.İ.S.) Bergama’da yaşadığını,

·         Meryemana için yapılan ilk kilisenin Efes’te olduğunu,

·         İncil’in dört yazarından biri olan St. John’un Selçuk’ta öldüğü ve burada gömüldüğünü,

·         Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın 188 yılının kışını Antonious ile birlikte Efes’te geçirdiğini,

·         Fransız yazar ve şairlerden Lamartine, Chateubriand, Theophile Gautier, and Gustave    Flaubert’in İzmir’i ziyaret ettiklerini,

·         Papa VI. Paul’un 1967 ve Papa II. John’un 1979 yılında Meryemana Evini ziyaret ettiklerini,

·         Uluslararası “İzmir Festivali” kapsamında Ray Charles, Paco De Lucia, Joan Baez, Martha Graham Dance Company, Tanita Tikaram, Jethro Tull, Leningrad Philarmony Orchestra, Christ De Burg, Sting, Moscow State Philarmony Orchestra, Julio Iglesias, Jan Garbarek, Red Army Chorus, Academy of St. Martin in the Field, Kodo, Chick Corea, New York City Ballet, Nigel Kennedy, Brayn Adams, Elton John ve James Brown’un İzmir’e geldiklerini,

·         Ünlü şarkıcı Dario Moreno’nun Izmir’de yaşadığını,

·         Bademler köyünün Türkiye’de tiyatroya sahip ilk ve tek köy olduğunu biliyor muydunuz?

Bergama- Kültür ve Turizm Bakanlığı- Gezilecek Yerler



  Sağlık ve TermalTurizmi

Sağlık ve TermalTurizmiZengin ve şifalı termal sulara sahip olan Türkiye, bir kaplıca cennetidir ve nitelikli tesisleriyle şifa arayanları beklemektedir...
 Kış Turizmi

Kış TurizmiYaz - kış üzerinde kar eksik olmayan yüksek dağlarıyla ve bu dağlarda kurulan kayak tesisleriyle Türkiye önemli bir Kış turizm Merkezidir...
  Yayla Turizmi

Yayla
TurizmiKendine has coğrafya ve iklime sahip olan Türkiye' nin zengin yaşama kültürü içindeki yayla yaşantısı önemli bir yer tutar...
  Mağara Turizmi

Mağara
TurizmiDünyadaki diğer ülkelere göre "mağara cenneti" ülke konumunda olan Türkiye' de yaklaşık 40.000 adet mağara bulunmaktadır...
 AV Turizmi

Av TurizmiTürkiye' nin coğrafi yapısı, bitki örtüsü ve yaban hayati, avcılığa ve av turizmine ilgi duyanlara önemli bir potansiyel sunar...
 Kongre Turizmi

Kongre TurizmiAvrupa ve Asya' nın birleştiği bir yerde bulunan Türkiye, toplantı, intensiv ve kongrelere şahane mekan konumundadır...
  Golf Turizmi

Golf TurizmiTürkiye son yıllarda hizmete giren uluslararası nitelikteki golf tesisleri ile dünya golf severlerini bir araya getiren kalite ve prestijin buluştuğu bir merkezdir...
  Gençlik Turizmi

Gençlik TurizmiNüfusun büyük bir çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu Türkiye, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gençlere ucuz tatil yapma olanağı veren tesis ve kamp merkezlerine sahiptir...
  Yat Turizmi

Yat
TurizmiÜç tarafı denizlerle çevrili Türkiye, olağanüstü güzelliklere sahip koy ve körfezleri, iyi donanımlı marinalar ile yatçılar için tam bir cennettir...
  Botanik Turizmi

Botanik
TurizmiÇeşitli coğrafi özellikleri, coğrafi farklılığın getirdiği iklim çeşitliliği, Türkiye' yi dünyada benzerine az rastlanırbitki çeşitliliğine sahip kılmaktadır...
  İpek Yolu

İpek Yolu Turizmianadolu, Çin' den başlayıp, Orta Asya' yı katederek Avrupa' ya uzanan tarihi İpek yolu' nun en önemli kavşak noktalarından birini oluşturmuştur...
 İnanç Turizmi

İnanç TurizmiTarih boyunca gerek çok Tanrılı gerekse tek Tanrılı dinlere ev sahipliği yapan Türkiye, her inançtan insanın görmesi gereken eserlere sahiptir...
  Hava Sporları

Hava
SporlarıTürkiye, Yamaç paraşütü, yelken kanat, planör. paraşüt, balon gibi hava sporları meraklıları için keşfedilmesi gereken bir bir ülkedir...
  Dağcılık

DağcılıkÜlkenin bütün bölgelere dağılmış, farklı yüksekliklerde, zengin flora ve faunaya sahip dağları ile Türkiye, doğa tutkunu, maceracı insanları bekliyor...
  Akarsu-Rafting Turizmi

RaftingÜlkenin her yanını sarmış, uzun ve coşkun akan nehirlere sahip Türkiye, su sporları için ziyaretçilerine önemli bir akarsu turizmi potansiyeli sunmaktadır...
  Su Altı Dalış

Su
Altı DalışTürkiye sularında bulunan önemli batıklar ve su altı mağaraları, dalıcılar tarafından keşfedilmeyi beklemektedir...
  Kuş Gözlemciliği

Kuş GözlemciliğiKuş gözlemciliği doğayı kuşların dünyasından tanımayı sağlayan bir gözlem sporudur. Sağlıklı bir çevrenin en iyi göstergesi olan kuşlar her türlü yaşam ortamında bulunurlar. Türkiye'de şimdiye kadar 450 çeşit kuş türü kaydedilmiştir.
Eklenme Tarihi: 25.07.2005 | Güncellenme Tarihi: 24.01.2008

İlgili Birim: 
Kültür ve Turizm Bakanlığı



Destinasyonlar:

İstanbul Destinasyonu
Antalya Destinasyonu
Kapadokya Destinasyonu
Ege Destinasyonu

Diğer Destinasyonlar:

 Alanya
 Avanos
 Ayvalık
 Bergama
 Bodrum
 Çeşme
 Cumalıkızık
 Doğubayazıt
 Edremit
 Eğirdir
 Erdek
 Fethiye
 Finike
 Boğazkale-Hattuşa
 Foça
 Göreme
 Hacı Bektaş
 Harput
 Hasankeyf
 İskenderun
 İznik
 Kale
 Kapadokya
 Kaş
 Kemer
 Köyceğiz
 Kuşadası
 Manavgat-Side
 Marmaris
 Midyat
 Milas
 Mudanya
 Nemrut
 Olympos
 Pamukkale
 Safranbolu
 Selçuk
 Serik
 Tarsus
 Ürgüp
 Yalvaç

Eklenme Tarihi: 25.07.2005 | Güncellenme Tarihi: 18.05.2009

İlgili Birim: 
Kültür ve Turizm Bakanlığı

Ege Destinasyonu


BodrumAnadolu en güzel manzaralarını Ege kıyılarında sunar, dersek abartmış olmayız. Heredot'un deyimiyle "Dünyanın en güzel gökyüzüne ve en iyi iklimine sahip" Ege kıyıları boyunca körfezler ve yarımadalar, koylar ve plajlar peş peşe sıralanır. Asırlar boyu sayısız mitolojik olaylarla iç içe yaşamış bu bölgede, adım başına tiyatroları, tapınakları, agoraları ile ünlü antik kentlere rastlarsınız: Bodrum,Fethiye, Marmaris,Kuşadası,Selçuk,Bergama,Foça,Çeşme,Pamukkale...


Ege Destinasyonu-Bergama

Gezilecek Yerler
Antik Kentler
Akropolis: Akropol son derece dik bir tepe üzerinde kurulmuştur. Yaklaşık 300 m. yükseklikteki bu tepeye kıvrılarak tırmanan bir yoldan çıkılır. Akropol denilen şehir yerleşiminde dini, resmi, sosyal ve ticari binalar iç içe kendine özgü bir plan çerçevesi içinde   yerleşmiştir. İlk çağlardan bu yana iskan yeri olan tepenin üstünde Bergama Kral Sarayları yer alır. Beş adet sarnıç ile cephanelik de bu tepe üzerine yerleşmiştir. Binaların alt bölgesinde Athena Tapınağı vardır. Ayrıca Kütüphane ve Trajan tapınağı da bulunmaktadır. Bunlarında altındaki terasta Zeus sunağı özenle yerleştirilmiştir. Dünyadaki en dik tiyatrolardan birisi de burada yer almaktadır.. En alt kesimde ise Gymnasion ve Demeter Tapınağı bulunur. 
Athena Tapınağı: Tiyatronun üstündeki terasta inşa edilmiş olan Athena Tapınağı 6x10 m. sütunlu Dor düzeninde bir yapıdır. Tapınağın temellerinden yalnız bazı parçalar kalmış olmakla birlikte batı kanat kısmen 1.20 m. yüksekliğe değin korunmuştur. Tapınağın sütun ve   arşitrav parçaları halen Berlin Müzesindedir. Kentin en önemli tapınağının Tanrıça Athena' ya ait olması, İzmir, Milet, Eriythrai, Foça ve Assos'ta da görüldüğü gibi Batı Anadolu'nun yerleşmiş bir geleneğidir.
Kütüphane: Athena kutsal alanının kuzeyinde bitişik yapı ünlü Bergama kütüphanesinin kalıntılarıdır. Eskiden galerinin üst katından girilen kütüphane, II. Eumenes devrine ait olup 13.53X 15.35 m boyutlarında büyük bir okuma odasına sahiptir. Tahta raflarla donatılmış kütüphanede 3.50 m. yüksekliğinde Athena heykeli vardı. Bu heykel şu anda Berlin Müzesindedir. II. Eumenes döneminde zenginleşen kütüphanenin en büyük rakibi İskenderiye Kütüphanesiydi.
Saraylar: Athena tapınağını çeviren stoalar ve kütüphanenin hemen doğusunda Bergama krallarının saraylarına ait kalıntılar yer almaktadır. Bunlar ortasında avluları bulunan peristyl tipinde iki büyük evdir. Kuzeydeki küçük evin Attolos daha büyük olanın da Eumenes döneminde yapılmış oldukları kabul edilmektedir. Saraylarda bulunan mozaik parçaları şimdi Berlin Müzesinde saklanmaktadır.
Arsenaller: Askeri malzeme deposu olarak bilinen Arsenaller akropolün kuzey ucunda Sarayların ve Trajaneun'un ötesinde 10 m. kadar aşağı düzeyde bulunmaktaydı. Bunlar birbirine paralel 5 uzun yapıdır.
Trajaneum: Tanrılaştırılan Roma İmparatoru Trajan için yapılmış olan akropolün en yüksek terasıdır. Daha önce burada bir Helenistik dönem yapısının bulunduğu şüphesizdir. Üç tarafı stoalarla çevrili olan tapınak 68x58 m. büyüklüğünde bir teras üzerinde yükselmektedir. Tapınağın içinde Trajan ve Hadrian'ın kolosal mermer heykellerinin başları bulunmuştur. Söz konusu eserler Berlin Müzesindedir. 
Tiyatro:Bergama Tiyatrosu dik bir yamaç üzerine kurulmuş olup, Helenistik dönemin en güzel mimari eserlerindendir. Batı Anadolu'nun en dik tiyatrosu olan yapı 10.000 kişiliktir. Sahne kısmı Helenistik dönemde ahşap idi. Yalnızca oyun günleri kuruluyor sonra   yeniden kaldırılıyordu.
Dionysos Tapınağı: Bergamalılar bu göz alıcı tapınağı özel bir düşünce ile 250 m.lik tiyatro terasının kuzeyinde bütün gezi yerine egemen olacak şekilde inşa etmişlerdi. Sunağı ile birlikte çok iyi korunmuş olan tapınak zengin profilli, bir podyum üzerinde yükselen İon düzeninde bir prostylosdur. Uzun bir yolun bitiş noktasında yer alışı ve bütün gözleri üzerinde toplayan bir anıt oluşu ile bu eser, Roma sanat anlayışı ile birlikte Avrupa Barok mimarisini de etkilemiştir. Helenistik dönem ve Roma çağına ait orijinal   parçalar Berlin Müzesinde saklanmaktadır.
Zeus Sunağı: Athena Tapınağı alt terasında 25 m. kadar aşağısında bulunuyordu. Bu yer yaklaşık 69x77 m. büyüklüğündeydi ve büyük sunak tam ortasında yükseliyordu. Büyük bir olasılıkla sunağın dört bir yanı açıktı ve anıt her yerden rahatlıkla görülüyordu. Akropolde   yalnız temelleri görülebilen sunağın tüm mimari parçaları ve kabartmaları bugün Berlin Müzesinde eskisine yakın bir şekilde tamamlanarak sergilenmektedir.
Agora: Zeus Sunağının güneyinde yukarı Agora yer alır. Helenistik döneme aittir. Tüccarların tanrısı Hermes'e ait Agora Dor üslubunda yapılmıştır. Meydanın batı kenarında Demeter tapınağının temelleri görülmektedir.
Gymnasionlar: Bergama kentinin üst üste üç ayrı terasta yer alan görkemli Gymnasionu vardı. Ele geçen yazıtlardan alttaki terasların çocuklara, ortadaki terasın delikanlılara üstteki terasın büyüklere ait olduğu anlaşılmıştır.
Asklepion: Sağlık ve hekimlik tanrısı olarak bilinen Asklepios, Apollonun oğullarından biridir. Asklepios'un yeri anlamına gelen Aesklepion ilk çağlarda Bergama'da önemli sağlık merkezidir. Sütunlu bir caddeden sonra Asklepiona gelinir. Buradaki tedavi şekilleri arasında şifalı su, çamur kürü, spor, tiyatro, psikoterapi yer almaktadır. Girişte solda bulunan yapı Asklepios tapınağıdır. Sağlık tanrısı adına M.S. 150 yıllarında bağışlarla yapılan tapınak bir kubbe ile örtülü ve duvarları 3 m. kalınlığındadır. Burada su sesi ve telkinlerden faydalanarak hastaların iyileşmesi sağlanırdı.
Serapis Tapınağı: Eski Bergama'nın en büyük yapısı, halkın kızıl avlu olarak adlandırdığı kırmızı tuğla ile inşa edilmiş olan ve Mısır tanrılarına adanmış olan tapınaktır Bu tapınak bugün Bergama kentinin içinde kalmıştır.
Camiler
Ulu Cami: Bergama Çayının sol sahilinde ve Tekke Boğazına giden yolun başındadır.
Şadırvan Cami: Selçuk minaresinin yanında ve kendi adıyla anılan bölgededir. Kapı üzerindeki mermer yazıtta H. 957 (M. 1550) yılında, Osman oğlu Hacı Hasan tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Avluda bulunan şadırvanın Bergama voyvodası Abdullah Ağa tarafından, 1240 (1824) tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Selçuk Minaresi: Şadırvan Camii yanındadır. ''Arap Camisi'' diye anılan yapıt yıkılmış ve günümüze yalnız minaresi kalmıştır. Buraya "Güdük Minare", "Çinili Minare" adları da verilmiştir. Yapı biçimi ve süsleme Selçuklu yapıtı olduğunu kanıtlamaktadır.
Bergama'da yer alan diğer camiler arasında, Kurşunlu Cami, pazar yerinde bulunan Hacı Hekim Cami, Asklepion yolu üzerinde Laleli Cami, Yeni Camii ve Emir Sultan Minaresi sayılabilir.
Hanlar
Çukur Han: Saraçlar arastası ile Ekin loncasının Şeftali Sokağı arasındadır. İnşa tarzına göre, Hanın XIV-XV. yüzyıllarında yapıldığı tahmin edilmektedir.
Taş Han: Rüştiye Mektebi caddesinde ve Küplühamam yanındadır. Kapısı üstünde bulunan kitabesine göre, bu kervansaray. Sultan Mehmet'in oğlu Sultan Murat zamanında, Hatip Mahmut'un oğlu Hibeytullah tarafından 835 (1432) tarihinde yaptırılmıştır. Kitabenin bulunduğu açıklık, yontulu taşla işlenmiş ve bunun altına klasik (9 taşlı) basık Türk kemeri ve mermer söveler yerleştirilmiştir.
Yaylalar
Bergama'ya 20 Km. uzaklıkta olan Kozak Yaylasına Bergama-Ayvalık bağlantılı yol güzergahından gidilebilir.
Kaplıcalar
Mahmudiye Ilıcası: Suları 26ºC sıcaklıkta bulunan ılıcada radyoaktivite oranı yüksektir. Sodyum açısından zengin olan ılıcada kalsiyum yoktur.
Paşa Ilıcası: Bergama'nın 15 km. kuzeyindeki Paşa Köyündedir. Ilıcanın sıcaklık ve madensel tuzları yönünden fakir olan suları banyo olarak kullanılır.
Geyiklidağ Ilıcası:Bergama ile Kozak Bucak merkezinin arasında yer alan ılıca etrafında konaklama tesisi bulunmamaktadır.
Güzellik Ilıcası: Bergama'ya 4 km. uzaklıkta bulunan Güzellik Ilıcası, kubbeli ve iki mermer havuzlu bir kaplıcaya sahiptir. Bergama Kralı Eumenes döneminde kurulduğu belirtilen kaplıca ''Eskülap Banyoları'' adı ile yüzyıllarca ününü sürdürmüştür. Bugün ağaçlık bir alanda bulunan kaplıca bitişiğinde Bergama Belediyesine ait bir otel ve bungalovlar bulunmaktadır. Kaplıca su sıcaklığı 35ºC dolayındadır. Sodyum bikarbonat ve sülfat bulunan kaplıca suyunun romatizma, nefralji kalp hastalıkları için iyi gelmektedir. Tarihte Kleopatra'nın da Bergama'yı ziyaretinde bu kaplıcada yıkanarak güzelleştiği rivayet edilir. Kaplıca suyunda 1,5 eman değerinde oldukça yüksek radyoaktivite bulunmaktadır.
Dereköy Ilıcası:Bergama'nın batısında Altınova (Ayazment) bucağının 15 km doğusunda bulunan ılıcada bir hamam bulunmakta ve suları ağrılı hastalara iyi gelmektedir.
Haydar Ilıcası:Bergama'nın kuzeyinde Kozak bucağına bağlı Ilıca Köyündedir. Roma döneminden kalma bir hamam kalıntısından başka yapı bulunmamaktadır. Ilıcanın sıcak ve kükürtlü sularının hareket sisteminin ağrılı hastalıklarında ve deri hastalıklarında yararlıdır.
Bergama Evleri
Kalın dış duvarları, iç sofalı planları, yığma yapı gereklerine bağlı pencere boyutları ve doluluk boşluk oranları ile Bergama evleri ısı kontrolü açısından belli bir üstünlüğe sahiptir. Geleneksel Türk evi üst katlardaki çıkmalarla dışa açılma   olanağından yoksun, alt ve üst katları hemen hemen aynı büyüklüktedir. Az sayıdaki evde Sakız üslubuna özgü ahşap bir cumba veya balkon şeklinde çıkmalarla bu özellik biraz değişebilir.




Yapmadan Dönme
 Bergama Antik Kentini gezmeden,
 Bergama kaplıcalarına gitmeden,
 Bergama tulum peyniri ve lokma almadan,...
Dönmeyin.





Ne Alınır?
Bergama'da dokumacılık oldukça gelişmiştir. Özellikle kilimleri ile ün yapmıştır. Çarşaf, gömleklik kumaş, ince ve pamuklu dokumalar, yünden heybeler, seccade, kilim ve halı dokunmaktadır.

Bergama Çayı boyunca tabak dükkanlarını görmek dikkate değerdir. Eski yıllardan beri Türklerin babadan oğula devrettiği tabakçılık, artık aile işletmeciliği olarak devam ettirilmekle birlikte büyük şirketlerce de yürütülmektedir.



Müzeler
Bergama Arkeoloji Müzesi: 1924 yılında Osman Bayatlı tarafından bugünkü Halk Eğitim Merkezi binasında kurulan Arkeoloji ve Etnografya Müzesi daha sonra 1933 yılında inşasına başlayan bugünkü modern binaya, Alman Arkeoloji Enstitüsünün de katkılarıyla 1936 yılında kavuşmuştur. Müzede toplam 10516 eser bulunmaktadır. Bunlardan 5.350 adeti arkeolojik, 1936 adeti etnografik ve 3.201 adeti ise sikkelerdir. Arkeolojik eserler Tunç çağı, Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans çağlarına aittir. Etnografik eserler Osmanlı devrine ve Bergama yöresine ait malzemelerden oluşmaktadır.
Müzenin dış bahçesinde mezar stelleri ve lahitler sergilenmektedir. İç bahçede ise kronolojik sıraya göre mimari parçalar, alçak kabartmalar, kolosal heykeller ve taş yazıtlar sergilenmektedir.
Müze Tel: (+90-232) 631 28 83
Ziyaret Açık Saatler: 08.30-12.00/13.00-17.00
Ziyarete Açık Günler: Pazartesi hariç hergün